Psikoloji

Yaşam Boyu Gelişim – Genç Yetişkinlik Bölümü Özet

Bölüm 13’ün özetidir.

Bölümün içindekiler kısmı

Genç Yetişkinlik Fiziksel ve Bilişsel Gelişim

  • Ergenlikten Yetişkinliğe Geçiş
  • Genç yetişkinlik, ergenlikten yetişkinliğe geçiş için kullanılır.
  • Deneme, inceleme ve araştırma dönemidir.
  • Bu süreçte devamlı bir değişme söz konusudur.
  • Yetişkinliğin ölçütleri olarak ekonomik bağımsızlık ve eylemlerinin sorumluluğunu almak söylenebilir.
  • Bu dönem bireylerinin genel özellikleri:
    • Aşk ve iş konularında kimlik arayışı, acaba ne iş yapmalıyım? Sorusu sık sık sorulur. Duygusal dalgalanmalar ve aşk hayatında gün gün değişmeler görülür.
    • Kararsızlık, aşk, iş ve eğitim konularında değişimin getirdiği kararsızlıklar.
    • Öze dönüklük, kendine kapalı yaşam, çevreye karşı umursamazlık.
    • Kararsız duygular, birey ne tam ergen ne de tam yetişkindir.
    • Bireyin kendi yaşamını değiştirme fırsatlarının yakaladıkları olasılıklar dönemi, geleceğe yönelik pozitif düşünme, keşfetme dönemi.
  • Genç yetişkinlik dönemi zorluklarına daha iyi uyum gösteren bireyler daha iyi ebeveyn olurlar.
  • Stres bu dönemin genel problemidir.
  • Bu dönemde yükseköğretime geçen birey yeni ortamlar tanıyıp, değişik karakterde insanlarla tanışır ve buna bağlı olarak büyüme duyguları gelişir. Sancılı da olsa birey bunu atlatır.
  • Yetişkinliğin belirleyicileri:
    • Kişi okulu bitirip evden ayrıldıysa ve sistematik bir işe girmişse yetişkindir.
    • Sorumluluk alabilmekte yetişkinliğin belirleyicilerindendir.
    • Bizim toplumumuzda ise en büyük ölçüt evliliktir.
  • Fiziksel Gelişim
  • Fiziksel gelişimin zirveye çıktığı dönemdir. Bu dönemde spor alanında kazanılan deneyimler orta yaş dönemi için altyapı oluşturur. Dönemin sonuna doğru fiziksel performans düşmeye başlar.
  • Ölüm oranları ergenliğe göre artmıştır. Aynı zamanda sağlığı kötü etkileyen zararlı alışkanlıkların kullanımı bu dönemde artmıştır.
  • Obeziteye yakalanma oranı artmıştır.
  • Bu dönemde yapılan egzersiz faaliyetleri fiziki ve ruhsal rahatlama için önemlidir.
  • Cinsellik
  • Genç yetişkinlik dönemindeki en önemli konulardan biridir.
  • Kişi çok fazla kişiyle ilişkiye girmek ister ve bunu kontrol edemez. Bu AİDS, bel soğukluğu, genital siğiller gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklara sebep olur.
  • Yine bu dönemde bireylerde eşcinsellik ya da translık eğilimler olabilir.
  • Tecavüz, rızası olmayan biriyle zorla ilişkide bulunma.
  • Cinsel taciz, bireyin gücünü diğerine karşı cinsel amaçlı kullanmasıdır.
  • Tanıdık tecavüzü, önceden tanıdığı biriyle zorla cinsel ilişkiye girmeye zorlanmak.
  • Bu dönemde kızlar partner seçme konusunda erkeklere göre daha titizdirler.
  • Tesadüfi ilişki bu dönemde sıkça görülür.

  • Bilişsel Gelişim
  • Piaget’in görüşü;
    • Ergenler ve genç yetişkinler benzer düşünce yapılarına sahiptirler. Ancak ergenliğe göre daha ileri bir seviye düşünme modeli vardır.
    • Bu dönemde ergenliğe göre daha gerçekçi düşünülür.
    • Soyut işlemler döneminde daha net olunur.
  • Gerçekçi-pragmatik düşünme;
    • İş yaşamına başlamakla birlikte deneyim ve tecrübe kazanılır.
    • İdealizm düşüncelerinde azalmalar meydana gelir.
    • Birey yaşamında başarı için uygulama yolunu seçer.
  • Yansıtıcı ve göreli düşünme;
    • Ergenliğe göre daha keskin düşünceler yoktur.
  • Formel işlemler sonrası dönem;
    • Piaget gelişimi formel işlemler dönemi sonunda durduruyordu. Bu gelişim dönemi Piaget’in devamı olarak ortaya çıkmıştır.
    • Soyut işlemler dönemine göre daha niteliksel düşünme söz konusudur.
    • Sorunların çözümünün durumdan duruma değişebileceği öğrenilir.
    • Zihin sürekli çalıştığından en iyi fikirler ergenlikten yetişkinliğe geçiş döneminde üretilir.
  • Kariyer ve İş
  • İyi bir kariyer başlangıcı yapacağımız en önemli dönemdir. Hayaller kurulur, kariyer hedeflenir ancak bunlara ulaşmak için yol haritası bulunmaz(Damon’a göre). Kısa vadeli hedeflere odaklanılır, yaşamda neyin önemli olduğu uzun vadeli düşünülmez.
  • İnsanların sahip oldukları meslekler kimliklerine yansır. Çünkü yaşamlarının üçte birini iş yerinde geçirirler.
  • Bu dönemde işsizlik ciddi problemlere yol açar.

Genç Yetişkinlik Sosyal-Duygusal Gelişim

  • Çocukluktan Ergenliğe Geçişte İstikrar ve Değişim
    1. Mizaç; nasıl davrandığımız, olaylara nasıl tepki verdiğimiz ile ilgilidir yani duygusal ve davranışsal tepkilerimizdir.=fıtrat=tabiat.
  • Bu dönemde verilen kararlar ergenlikte oluşan kimliklerin birer yansımasıdır.
  • Ergenliğe göre daha çok denge vardır ve daha az riskli davranışlarda bulunulur.
  • Mizaç genellikle erken gelişim dönemlerinde oluşur.
  • Kolay mizaç örüntüleri sergileyen çocuklar genç yetişkinlikte daha başarılı uyum süreci yaşarlar.
  • Zor mizaç örüntüleri sergileyen kız çocukları evliliğe geçişte daha fazla çatışma yaşarlar.
  • Çocuklukta engellenen bireyler daha az atılgandırlar ve daha az sosyal destek edinirler.
  • Engelleyici mizaca maruz kalmış çocuklar kendi kendilerine de engellenebilirler.
  • Erken çocukluk dönemlerinde duygusal kontrolde başarılı ve strese dayanıklılık gösteren çocuklar genç yetişkinlikte de bu özelliklerini devam ettirirler.
  • Yani çocuklukta sergilenen mizaç örüntüleri ile genç yetişkinlikte sergilenen mizaç özellikleri arasında devamlılık vardır.
  • Çevresel nedenler ve genetik sebeplerden dolayı mizacımız şekillenir. Ek olarak bakıcı tutumları ve okul ortamlarından dolayı da engellenen bireyler oluşabilir.
  1. Bağlanma; mizaç gibi erken gelişim dönemlerinde ortaya çıkar.
  • Güvenli bağlanma yaşayan bebekler, bakıcılarını çevrelerini keşfetmelerine olanak sağlayan güvenli kişiler olarak görürler.
  • Aynı şekilde yetişkinlerde ilişkilerinde eşlerini stresli ve kaygılı durumlarında rahatlatıp güvende hissedecekleri ortamlar oluştururlar.
  • Bebeklik dönemlerinde güvenli bağlanma yaşayan kişiler, yetişkinlik dönemlerinde romantik ilişkilerinde daha başarılıdırlar.
  • Ancak ebeveyn ölümü veya bakıcının tutarsızlığı gibi olumsuz yaşantılar bağlanma örüntülerini zayıflatabilir.
  • Güvenli bağlanma;
    • İlişkilerde olumlu görüşlere sahiptirler.
    • Yakın ilişkilere kolaylıkla girerler.
    • Sadakate önem verirler.
    • İlişki içinde bağlanma konusunda, arkadaşlık ilişkilerinde ise ayrılık veya yakınlık konusunda kaygıları yoktur.
    • Romantik ilişkilerde daha az sorun ve daha az stres yaşarlar.
  • Kaçınmacı bağlanma;
    • Başkalarına kolaylıkla yaklaşamazlar.
    • İnsanlara güvenmekte ve bağlanmakta zorlanırlar.
    • Birileri yaklaştıklarında rahatsız olurlar ve kolayca gerilirler.
    • Romantik ilişkilere girmekte çekinirler.
    • Kendilerini partnerlerinden uzaklaştırmaya çalışırlar.
  • Kaygılı bağlanma;
    • Yakınlık kurmak isterler, az güvenirler, daha fazla kıskanç, duygusal ve sahiplenicidirler.
  • Güvenli bağlanma sergileyen yetişkinler ilişkide daha fazla doyum sergilerler ve daha uzun ömürlü ilişkiler kurarlar.
  • Güvensiz bağlanma ve depresyon arasında yakından ilişki vardır.
  • Çekicilik Aşk ve Yakın İlişkiler
    1. Çekicilik
  • Tanıdıklık yakın ilişkilerin gelişmesi için gerekli bir unsurdur.
  • Arkadaşlar ve sevgililer benzer tutumlar, değerler ve yaşam biçimlerine sahiptirler. Tam tersi durumlarda olabilir. İçe dönük birinin dışa dönük birinden hoşlanması gibi.
  • Benzer tutum ve davranış kalıpları içinde bulunan insanlar neden birbirlerini çekici bulurlar?
    • Karşılarındaki kişi kendi görüşlerinden olduğu için kendilerini desteklenmiş görürler.
    • İnsanlar bilinmeyenden kaçınmak isteyebilir.
  • Kendini açma ve özel düşüncelerin paylaşımı yakınlığın temel unsurlarıdır.
    1. Yakınlığa karşı yalıtılmışlık; Erikson’a göre ergenliğin en önemli unsuru kimlik kazanmaya karşı rol karmaşasıdır.
  • Bu aşamayı başarıyla geçen birey yakınlığa karşı yalıtılmışlık dönemine geçer.
  • Yakınlığı birine adanmak olarak görürler.
  • Birey genç yetişkinlikte yakın ilişkiler geliştiremezse yalıtılmışlık hissine kapılır.
  • Başkalarıyla yakın ilişkilere giremeyen bireylerin kimliğinde hasarlar meydana gelebilir ve yeniden kimlik arayışına girebilirler.
  • Genç yetişkinlikte birey kimlik arayışında iken ebeveynleriyle olan bağımlılıklarından kurtulma çabası içinde başkalarıyla yakın ilişkiler geliştirmekte ve arkadaşlarıyla bağlılıklarını devam ettirmek zorundadırlar.
  • Genç yetişkinlikte arkadaşlık ilişkileri önemlidir. Başka cinsten arkadaşlıklar kurmak önceki dönemlere göre daha yaygındır;
    • Romantik aşk, güçlü şekilde cinsellik ve delicesine sevmeyi içerir. Genellikle aşk ilişkilerinin erken dönemlerinde görülür. Tutku, korku, öfke, cinsellik ve kıskançlık gibi karmaşık duygular görülür.
    • Samimi aşk, aşk tutkunun ötesinde bir duygudur. Aşk olgunlaştıkça romantik aşktan samimi aşka dönüşür. Kişi sevdiğiyle devamlı yan yana olmak ister ve bağlanma gösterir.
    • Mükemmel aşk, tutku yakınlık ve bağlanmanın olduğu aşktır.
  • Romantik aşkta tutku ön plandadır. Bağlanma ve yakınlık görülmez.
  • Ahmak aşkta tutku ve bağlanma vardır. Yakınlık yoktur.
  • Samimi-şefkatli aşkta ise tutku azdır veya hiç yoktur. Samimiyet, yakınlık ve bağlanma çok fazladır.
  • Karşılıksız aşk kişide depresyona, takıntılı düşüncelere, cinsel bozukluklara ve kendini suçlamaya neden olabilir.
  • Yetişkin Yaşam Biçimleri
  • Bekar yetişkinlerin sayısı artmaktadır.
  • Yalnız yaşamanın avantajları;
    • Yaşama ilişkin yalnız başına kararlar alma.
    • Hedeflerine ulaşmak için kişisel kaynaklar geliştirme.
    • Bağımsız kararlar alma özgürlüğü.
    • Kendi ilgilerine zaman ayırma.
    • Yeni yerleri keşfetme olanakları bulma.
  • Yalnız yetişkinlerin sorunları;
    • Yetişkinlerle yakın ilişki kurmak.
    • Yalnızlıkla mücadele etme.
    • Evlilik yaklaşımlı toplum içinde kendine yer edinme.
    • Birlikte yaşayan yetişkinler; evlenmeden önce cinsel ilişkinin yaşandığı birlikteliklerdir.
  • Gün geçtikçe bu tür ilişler artmaktadır.
  • Birlikte yaşayan çiftlerin yaşadığı sorunlar;
    • Ebeveynlerinin bu tür ilişkiyi onaylamamalarının getirdiği duygusal baskı
    • Ortak mal edinmede yaşanabilecek sorunlar
    • Evli çiftlere oranla aile içi şiddetin daha fazla olması
    • Evlenmeden önce birlikte yaşayan çiftlerin evlendikleri taktir de boşanma oranları daha fazladır.
  • Evli yetişkinler; ortalama evlilik yaşı yükselmektedir.
    • Ergenlik dönemindeki evlilikler yetişkinlik dönemindeki evliliklere oranla daha fazla boşanmayla sonuçlanır.
  • Boşanmaya yol açan faktörler;
    • Genç yaşta evlilik
    • Düşük eğitim düzeyi
    • Düşük gelir
    • Dini inanca sahip olmamak
    • Boşanmış ebeveyne sahip olmak
    • Evlilik öncesi bebek sahibi olmak
    • Eşlerden birinin psikolojisinin bozuk olması, sadakatsizliği, ev işlerini yeterince paylaşmama
  • Boşanmış kişilerin şikayetleri;
    • Yalnızlık
    • Özgüven kaybı
    • Yaşamlarında bilinmeyenlere ilişkin kaygı
    • Yeni yakın ilişkiler kurmakta zorlanma
  • Tekrar evlenen yetişkinler;
    • Yeniden evliliklerin çoğu boşanmayı takip eden ilk üç yıl içinde gerçekleşmektedir.
    • Erkekler kadınlara oranla daha hızlı evlenmektedir.
    • Evliliklerin ilk yıllarındaki boşanmalar önceki evliliklere oranla daha hızlıdır.
    • Yeniden evlenen kadınlar ilk defa evlenenlere göre ailelerde maddi konularda daha etkilidirler.
  • Evlilik ve Aile
  • Evliliğin yürüyüp yürümeyeceğine ilişkin yedi madde(başarılı evlilikler);
    • Aşk haritanızı oluşturun,
      • Başarılı evliliklerde çiftler duygularını birbirleriyle paylaşmaya isteklidirler.
      • Eşler psikolojik olarak birbirlerine yabancı değillerdir.
    • Düşkünlük ve hayranlığınızı besleyin,
      • Başarılı evliliklerde çiftler birbirlerini överler.
    • Eşinizin sizi etkilemesine izin verin,
      • Kötü evliliklerde eşlerden biri gücünü diğeri ile paylaşmak istemezler
      • Karar sürecindeki eşitlik olumlu evlilikleri pekiştirir.
    • Birbirinizden uzaklaşmak yerine birbirinize yakınlaşın,
      • Başarılı ilişkilerde eşler birbirlerini arkadaş olarak görürler. Bu ilişkiyi kötü etkilerden korur.
      • Başarılı ilişkilerde eşler birbirlerine saygı gösterirler.
    • Çözülebilir çatışmaları çözün,
      • Müzmin sorunların çözümü olmayabilir ancak evlilik devam edebilir.
      • Çözülebilir sorunlar günlük streslerden kaynaklandığı için çözümü kolaydır ve bunlar çözümlenmelidir.
    • Sorun çözme,
      • Müzakere ve birbirine uyma sürecidir.
      • Kilitlenmelerin üstesinden gelin.
    • Ortak anlam oluşturun,
    • Bağışlayıcılık ve bağlılık başarılı evlilikler için önemli unsurlardır.
    • Aşırı bağlılık sergileyen çiftler evlilikleri yararına isteklerini kurban edebilirler.
    • Tekrar evlenen çiftlerin yeni evliliklerindeki stresle başa çıkabilmeleri için,
    • Gerçekçi beklentiler edinmeliler.
    • Aile içinde yeni olumlu ilişkiler geliştirmeliler.
  • Ebeveyn olmak mit ve gerçekler;
    • Ayrılan çiftler birbirlerine yeterince zaman ayırmamışlardır, evlilik doyumu sağlamamışlardır.
    • Başarısız evlilik geçiren çiftler çocuk yaptıkları takdirde evliliklerinin yoluna gireceklerini düşünürler.
    • Çocuk yapmalarının asıl gerekçeleri ise toplumsal prestij, aile ve akrabaların diline düşmekten çekinme geleneksel düşünceler ve kültürel öğelerdir
    • Ebeveynlik bir içgüdüdür ve eğitime gerek yoktur.
    • Erken yaşlarda ebeveyn olmanın faydaları;
      • Anne ve babaların daha fazla fiziksel enerjiye sahip olmaları,
      • Annelerin hamilelikte ve doğum esnasında daha az tıbbi sorun yaşamaları,
    • İleri yaşta ebeveyn olmanın yararları;
      • Ebeveynler amaçlarına ulaşmakta daha fazla zamana sahip olabilirler,
      • Daha olgun bireyler olduklarından daha yetkin anne ve baba olabilmek için hayat tecrübelerinden daha fazla yararlanırlar,
      • Kariyer gelişimlerinde daha başarılı olduklarında çocukların bakımları için daha fazla maddi gelire sahip olurlar.
    • Boşanmayla baş etme;
      • En iyi boşanma dahi bir travmadır. Sebebi rutin yaşamın bozulmasıdır.
  1. Güçlenenler; olumsuz süreç hızlı geçilir. Bu süreç sonrası birey daha yetkin becerili, donanımlı hale gelir. Zorluklardan daha fazla ders alınır.
  2. Yeterince iyiler; sorunlar çözülmeye çalışılır ancak güçlenenler kadar değil(sosyal beceriler olarak). Yeniden evlilik yaptıkları takdirde eski eşlerinin ekonomik ve kültürel seviyelerine yakın eşler seçerler. Ancak eski evliliklerine göre fazla bir ilerleme kaydedemezler. Güçlenenlere göre daha az ısrarcıdırlar.
  3. Arayış içindekiler; mümkün olduğunca erken bir evlilik arayışına girerler. Sebep evlilik düzendir, güvenli bir limandır.
  4. Özgürlükçüler; boşanma sonrası yaşamın zevklerine kapılırlar. Kısa bir süre içerisinde tekrar bir evliliğe yönelirler.
  5. Başarılı yalnızlar; sosyal çevreleri genişler. Sosyal becerileri artar. Uyumludurlar. Hayatlarını birileri ile paylaşmakta isteksizdirler.
  6. Mağluplar; başarısız evlilik ile gelen streslerin boşanma ile artarak devam etmesi. Tüm sorunlarını hayatlarına yansıtırlar ve bununla başa çıkamazlar.
  • Boşanmanın olumsuz sonuçlarına uyum sağlama;
    • Geçmişten çok geleceğe odaklanılmalı.
    • Zorluklarla başa çıkabilmek için güçlü yanlar ortaya çıkarılmalı.
    • Mükemmeliyetçi olunmamalı.
    • Her zaman her şey kötüye gitmez. Her şey kötüye yorulmamalı.
  • Cinsiyet İlişkiler ve Benlik Gelişimi
  • Uyuma dayalı konuşma, birbirleriyle iletişim kurarak sosyal ve duygusal bağı geliştiren konuşma.
  • Resmi konuşma, bilgi verme esaslı konuşma.
  • Kadınlar daha çok ayrıntıya ve sürece önem verirler.
  • Erkekler ise kısa, rapor dili kullanırlar.
  • İletişim sorunlarının nedeni kadın ve erkeklerin tercih ettikleri iletişim biçimleri olabilir.

Genç Yetişkinlik Sosyal-Duygusal Gelişim Özet

  • Evliliğin olumlu sonuçları daha fazla fiziksel ve ruhsal sağlık ve daha uzun ömürdür.
  • Yakın ilişkilerin sonlanması travmatik sonuçlara yol açabileceği gibi kişisel gelişim için olanakta sağlayabilir.

Yazar hakkında

Enes Yalçın

Selamlar ben Enes. Eğitim alanındaki gelişmeleri takip etmeye ve gelişmeleri sizlerle paylaşmaya çalışıyorum.
*Medipol Üniversitesi SBF- Sosyal Hizmet
*Medipol Üniversitesi EF - Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik
Acil iletişim için instagram adresim,
instagram: @enes_yalcn
e-posta: iletisim@enesyalcin.com
Enes Yalçın kimdir? @hakkımda

Bu konuya yorum yaz